top of page
Müge Alanay Gücüoğlu

NOM, mimarlığı insanın gündelik hayatına temas eden bir tasarım disiplini olarak ele alır. Bizim için iyi bir mekân, yalnızca “güzel” görünen deÄŸil; günün farklı saatlerinde doÄŸru çalışan, kullanıcıyı yormayan ve zamanla deÄŸer kazanan bir bütündür. Bu yüzden her projeye yaÅŸam senaryolarını okuyarak baÅŸlarız: mekâna kim giriyor, nerede oyalanıyor, nerede hızlanıyor, nerede durup nefes alıyor? Işığın hareketi, gölgenin ritmi, akustik konfor, malzemenin dokusu ve kullanım yoÄŸunluÄŸu daha ilk eskizlerde tasarımın omurgasına yerleÅŸir.

​

Stüdyonun kurucusu Müge Alanay GücüoÄŸlu, mimarlık ile iç mekânı ayrıştırmadan çalışır; plan kararından detaya, malzemeden grafik dile kadar tüm katmanları tek bir anlatıda birleÅŸtirir. Bu yaklaşım özellikle konaklama, yeme-içme ve konut projelerinde belirginleÅŸir: mekânın kimliÄŸi sonradan “dekor”la eklenmez; doÄŸru oranlar, iyi kurgulanmış dolaşım ve yerinde detaylarla en baÅŸtan kurulur. NOM adı da bu bakışı iÅŸaret eder; tasarımın merkezinde obje deÄŸil, insanın mekânla kurduÄŸu iliÅŸki vardır.

​

NOM’un tasarım dilinde iç-dış sürekliliÄŸi, geçirgenlik, gölge-ışık dengesi ve dokunsal malzeme birlikteliÄŸi öne çıkar. Yalın bir çerçeve içinde rafine bir atmosfer kurmayı hedefleriz: abartısız ama güçlü, sakin ama karakterli, hızlı ama eskimeyen mekânlar… Bunu “sakin şıklık / slow glamour” olarak tarif ediyoruz; gösteriÅŸe yaslanmadan etkileyen, konforu kaybetmeden incelen bir denge.

 

Tasarım sürecimiz fikirle uygulama arasında kopukluk bırakmaz. Konsepti anlatmak kadar, sahada karşılığını bulmasına da önem veririz: uygulanabilir detaylar, malzeme tedariki, bütçe-zaman planı ve ekip koordinasyonu… Bu sayede proje, sunumda güçlü durduÄŸu gibi hayatta da güçlü çalışır.

​

NOM için tasarımın nihai ölçütü basit: mekânın insanı “iyi” hissettirmesi. Empatiyi, ergonomiyi ve yaÅŸam kalitesini her ölçekte ana kriter olarak görür; mekân için deÄŸil, yaÅŸam için tasarım yaparız.

DSC_1664-H-web.jpg

MÜGE ALANAY GÜCÜOÄžLU

​​

​

NOM'un kurucusu Müge Alanay GücüoÄŸlu, Orta DoÄŸu Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü mezunudur; yüksek lisansını aynı üniversitede Yapı Bilgisi dalında tamamlamıştır. Özellikle Akdeniz ikliminin ışığını, gölgesini ve açık hava alışkanlıklarını merkeze alan bir bakışla çalışır.

​

Onun için mimarlık, önce insanı anlamaktır. Bir mekânın deÄŸerini fotoÄŸrafta nasıl durduÄŸundan çok, gün içinde nasıl çalıştığıyla ölçer: hareketi nasıl yönettiÄŸi, konforu nasıl taşıdığı, insanı nasıl “rahat” ettirdiÄŸiyle. Bu nedenle mimari ile iç mekânı ayırmaz; plan kararından malzeme seçimine, detaydan atmosfere kadar her ÅŸeyi aynı hikâyenin parçası gibi ele alır. Amaç, “ben buradayım” diyen bir tasarım deÄŸil; içine girildiÄŸinde kendiliÄŸinden doÄŸru hissettiren, hayatın akışına karışan mekânlar kurmaktır.

Designed by
bottom of page